O, gelsin üstümü örtsün

 Şenlik dağıldı

Bir acı yel kaldı bahçede yalnız.. 



Gönlümde anlatamadığım bir yorgunluk var Süheylâ. Bilmiyorum belki 6 saattir oturmadan aralıksız temizlik gibi gibi şeylerle ilgilendiğim içindir. Belki tüm dopaminimi orada harcadım ve şimdiye bir şey kalmadı. Çok yorgun ve halsiz azıcık da ağlamalıklı hissediyorum. Birisi ilk defa bana ağlama, ağlamak sana yakışmıyor dedi. Garip hissettirdi. Mumun soğuk ateşinde yanıyorum. Tir tir titreyerek yanıyorum. Korkulu hissediyorum kendimi. Çok tedirgin hissediyorum. Ali Lidar'ın da dediği gibi:


Uygunsuzum

Ve uykusuz

Kesilsin artık sesim

O, gelsin

Üstümü örtsün..


O, gelsin. Kendimi çok acılı hissediyorum. Şu mum gibi yanıp yok olmak istiyor gibiyim. Haşa feleğe dair bir şikayetim yok, hikaye etmek gibi de bir isteğim yok ama birikmiyor bazı şeyler insanın içinde. Uyumak istiyorum, Yine insomnia olan Ali Lidar'ın da dediği gibi:


O kadar güçsüzüm ki sesim bile çıkmıyor

Saat üçtür belki dört uyusaydım ya keşke

Uyanmaktan korkmasam yüz yıl uyurum sanki... 


Uyumak değil korkutucu olan. Korkutucu olan, uyanmak. Yetişemiyorum artık hiçbir şeye, ya bu kadar sorumluluk bana ağır geliyor -ki ihtimal dahilinde değil Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği şeyle sorumlu tutmaz- ya da ben beceriksizim. Yarım hissediyorum kendimi. Yarım ve çaresiz. Çaresiz ve eksik. Eksik ve anlamsız. Anlamsız ve acılı. Kahvaltı için fazla büyük olan bir domates gibi hissediyorum. Yarısı kesilip alınan ve diğer yarısı dolaba kaldırılan o domates. İşte hiçbir zaman yenmeyecek ama çöpe atılmaya kıyılmayan o buruşuk yarım domates benim. Yarısı alınmış ve başka yere konmuş -ki benim yarım da elestte benden ayırıp başka bir bedene koyuldu- gerisinin dolaba kaldırıldığı o domatesim. Herkesin dolabı açtığında gördüğü ama hiçbir zaman yeltenmediği o yarım domates. Dışı iyice büzüşmüş kurumuş küflenmeye yüz tutmuş o domates. Kimsenin tercih etmediği onun yerine yeni domates aldığı yarım ve kokuşmuş domates. İşte aynı böyle hissediyorum kendimi. Hani israf etmek günahtı? Bir insan israf oluyor oturduğu yerde ve kimse bu günahı umursamıyor, hak mı bu? Elimi yaktım. Mumun yanan ipine dokunursan yanar tabii enes. O kadar huzursuz bir haldeyim ki şuan, düşünemiyorum bile. Kendinize iyi bakın 

Yorumlar

Yeniliklerden haberdar olmak için, Abone Ol!

Ad

E-posta