Ayna
...Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını
yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var
göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak...
Yüreğimde hafif bir çisentinin yokluğu ile varlığı arasındaki arafta yaşıyorum Müjgan. Sen kimsin bilmiyorum Müjgan. Hayatım boyunca sana belki onlarca isim taktım. Sitâre dedim, Şiir Hanım dedim, Nûrefşan dedim ve şimdi de Müjgan diyorum. Ey alfabemdeki kâdim Elif,,, ismini bilmediğimden lügatlardaki tüm isimlerle seslendim sana. Yokluğun, şu mum ateşinin elimi yaktığı gibi yakıyor yüreğimi. Yokluğun, şu mum ateşinin titremesi gibi titretiyor ruhumu. Ey alfabemdeki kâdim ye,,, masamda şuan dört farklı ilaç duruyor. Bunlardan üçü antidepresan kategorisine giriyor, ikisi ise kasada saklanıyor. Yanlış anlaşılmasın ilaçlara bağımlı bir şekilde yaşayarak hayatımı idame ettirmeye niyetim yok. Sadece sebepler dairesinde vesileler arıyorum Ya-Şafii ismine muhattap olmak için. Çok hatalar yaptım Müjgan. Yirmi buçuk senelik hayatıma ucu sonu uçuk çokça hata kattım Müjgan. Bazılarından ilk defasında ders çıkardım bazılarında ise hala çıkarmadım. Yeri geldi hatamı bile bile ilerledim, yeri geldi hatamı çok güzel görünen sözcüklerle kapadım. En büyük hatayı insan kime yapar Müjgan? Kendine mi? Hayır, insan en çok Rabbine hata yapar. Ben de en çok O'na yaptım. Bir ademoğlu ne kadar akıllanabilirse ben de o kadar akıllandım... Acziyetimle titriyorum. Affetmesine karşı umutsuz değilim bilakis yürekten inanıyorum affedecek. Lakin, ondan bu hatalar sebebiyle af dilenmek ve onun karşısına boynu bükük çıkacak olmanın acziyetini yaşıyorum. Hani Baheattin Karakoç diyor ya, İtiraf Dilekçesinde;
Şimdi yalan çıkmanın utancını terliyorum
Ortalık olabildiğince bir kör-duman.
Ben kendi dumanımda boğulurken
Beyaz ve siyah atlarını koşturmuş zaman;
...
Karşısına çıktığımda her anımın hata olmasının utancını terleyeceğim. Ortalık kimsenin kimseyi ama herkesin herkesi göreceği kadar kör-duman. Ve herkes gibi ben de kendi terimin dumanında boğulurken; artık at vuruldu, zaman bitti Müjgan. Belki de Müjgan,, bu yazının devamını sana değil O'na yakarmam gerekiyor, selametle kal...
Kayboluyorum Müjgan. Kendimin kuytu sokaklarında camlardan bağıran kadınlar ve kağıt toplayan çocuklar arasında kayboluyorum. Kendimin kan değmiş yerlerinden yanıyorum.
Bi o kadar da umutlu ve heyecanlıyım biliyor musun? Biliyorum çünkü güzel şeyler olacak. Heyecanlıyım bi o kadar da seni tanıyacağım günler için. Heyecanlıyım seninle koşuşturacağımız ve bu siteye yazdığım yazmadığım tüm hayallerimi yaşayacağımız için. Bilerek seni ve senden sonraki hayatımın bir hayalini kurmamaya çalışıyorum hepsini kırıklık olmadan seninle yaşayabilmek için. Seni tanımıyorum Müjgan ama seni çok seviyorum. Geçen gün sana olan aşkımla mest oldum ve bir mecnun gibi dolaştım etrafta. Kimsin bilmem ama seni delicesine seviyorum Müjgan.
Onlarca duyguyu aynı anda yaşıyorum görüyorsunuz. Kederliyim, umutluyum, acizim, kendimden eminim, yorgunum, enerjiğim... Tüm varlığı tek başıma yaşıyorum. Bu yazıyı parça parça zamanlarda ayrı ayrı yazmadım, tüm yazı tek oturuş kırk beş dakikada yazıldı ve onlarca duygu yaşadım bu süreçte. Hepsini de mütemadiyen yaşıyorum her an...
Yorumlar
Yorum Gönder