Olur da Susmuşsam Yani,

Yüreğim sakınır, gözüm seğirir
Olur da, olur da susmuşsam yani
Giyindiğin çiçeklerinin ardı teninse
Ve en karasındaysa gün
Bil ki kavuşmuşum yani

O mağrur gözlerinden öperim, sarılırım
İki gözümün çiçeği
Gözünü seveyim, iyi bak kendine
Hasretle selam ederim

Sözümün gittiği en uğrak noktada sen varsın Müjgan. Gerçi, bana Müjgan yabancıdır artık sana olan diğer haykırışlarıma karşın. Hazır bekliyorsam bir mum gibi ateşin beni yavaş ve usulca eritmesini, şaşırıyorsam bu kadar yavaş ve sakin kaldığıma, inanamıyorsam sabrımın bu denli yüksek olduğuna,,, Bil ki, kavuşmuşum sana.


    Kavuşma kavramının fizikselliğini reddettim. Görmenin gözle olduğunu zaten hiç varsaymamıştım. Sarhoşluğun da olması gerekmediğini oldum olası biliyordum. Bilen bilir, severim sözleri; kelimeleri bir kukla gibi oynatmayı, evirip çevirip edebi yapmayı. Zorlanmışımdır küçüklükten beri susmak konusunda. Zorlanmıştım yani, eskiden. Oysa şimdi ne yazmak ne konuşmak, hiçbiri ifade edemiyor içimdeki yangını. Yeşil,,, ne çok şey oldu seni görmeyeli, özledim seni. Senin hasretinle de yanıyorum. Az kaldı, sabret geliyorum yamacına. Hasretle bekliyorum seni, bir Rabbim biliyor içimde hiç beklenmeyen şekilde açılan yangının ne kadar büyük olduğunu bir de ben. Selametle

Yorumlar

Yeniliklerden haberdar olmak için, Abone Ol!

Ad

E-posta