Hasret

Âh!

​Fazla söze gerek yok aslında. Bir âh anlatır tüm hislerimi, bir âh titretir tüm bedenimi. Öyle bir âh ki bu, içindeki tek duygudur hasret.

​İçimde yerlere göklere sığmamış bir hasret var Süheylâ; mesela sana karşı. Hasret; aslında uzak kaldığın birini yeniden görme umuduyla, ayrı kalınana duyulan özlem diye açıklanabilir. "Şimdi biz seninle ne zaman tam mânası ile görüştük ki, ne zaman bir olduk ki şimdi ayrı kalmanın özlemini çekiyorsun?" diyebilirsin. Ben de derim ki bu durumda:

​Ey gözümün süsü, başımın tâcı, Nur Dağım, Hira'm, nârin yârim, nazlı goncam, nâr bakışlım, Rüveyda'm, Sitâre'm, ruh-u revanım, Şehrazat'ım, Anadolu Türküm, Mehlika'm, memleketim, Süheylâ'm! Söyle bana, biz Elest'te yan yana değil miydik?

​Hasretim dünyadan eskidir. Hasretim şu bedenimden yaşlıdır. Hasretim isminden, ismimden, tüm isimlerden öncedir. Hasretim, Rabb-u Teâlâ huzuruna aldığında "Elestü bi-rabbikum?" dedikten ve bizler "Belâ!" dedikten hemen sonra başlamıştır. Rabbim; Süheylâ ile beraber beni arşın gölgesiyle serinlet!

​Bir diğer hasretim cennetedir; gördüğüm fakat hatırlayamadığım o evimedir. Dünyanın fâniliğini her gördüğümde bir âh daha peydahlanıyor yüreğimde.

​Sonrasında "Ev Sahibi"nin evinedir hasretim. Uhud'a bakıp sahabeye bakmanın, cennetten bir parçaya bakmanın huzurunadır hasretim.

​Ev Sahibi'medir hasretim, yeşiledir. O'nun görmeye nail olamadığım gül yüzünedir. O'nun gördüğüm kiremit rengi fistanınadır hasretim. O'nun arkasından koştuğum anlaradır hasretim. Üzüntümü, sıkıntımı, sevincimi, arzumu teker teker O'na anlatmayadır hasretim. Yâ Süheylâ! Dua et, gönülden etmiyorsun. Gönülden etsen görürdüm elbet. Gönülden, inanarak dua et; göreyim yeşilin nur cemalini.

​Ve en çok Rabbime'dir hasretim. Cennet, yeşil ve sen... Her şey O'na ulaşmak için. Evet, evet; seni tamamen menfaat üzerine seviyorum, sana muhabbet duyuyorum. Senin sayende O'nun rızasını kazanmak istiyorum. Belki başka bir şekilde de kazanabilirim, evet haklısın; ama ben laleden içre lale, kardelenden içre kardelen, sümbülden içre sümbül olan seninle kazanmak istiyorum. Ben O'nun rızasını kazanırken senin de O'nun rızasını kazanmana vesile olmak; hem arzda hem arşta, O'nun karşısında seninle beraberce olmak istiyorum.

​Hasret bir yangın yeridir Süheylâ. Her âh öyle çıkıyor ki içimden, tek heceyle beraber gönlüm de çıkacak gibi oluyor. El-aman yâ Rab, el-aman... Selâmünaleyküm.

Yorumlar

Yeniliklerden haberdar olmak için, Abone Ol!

Ad

E-posta