Lâ Tahzen

Ey alfabemin tek harfi; ey iki kelimesi, üç hecesiyle gönlüme ferahlık veren kadim güzel; ey pâre-i nâr-ı aşk, yâ Süheylâ!..

​Dakikalardır ellerim titrek, midem reflünün yangınıyla hemhâl. Dakikalardır kalbim, her atışında isminin iki hecesini narince zikrediyor. Ne yaptın bana böyle? Ben ki senin bana söylemediğin kelimelerine hayran ve intisap etmişken, bana söylediğin iki kelimelik üç hecenin şükrünü nasıl eda ederim? Nasıl uyuyayım ben bugün, sen söyle...

​Senden başkasının yazdığını düşünmek istemiyorum; hiçbir âdem evladı bu kadar gaddar olamaz.

​Ben bugünden sonra nasıl kederlenebilirim ki?

​Her gün olduğu gibi bugün de dualar ettim senin için. Ama bugün içimdeki kaygı sebebiyle birkaç dua daha ekledim. İşte o duaların kabul olduğunun cevabıydı: 'Lâ Tahzen'. Allah, kullarına katından haber vermek için melekleri kullanır; bana da dualarımın kabulünü senin ellerinle verdi Gözümün Süsü...

​Ne diyeyim ben? Ne diyebilirim? Böyle büyük bir mükafatın şükrünü nasıl eda edebilirim? Allah’ım yardım et bana, nasıl teşekkür edebilirim sana? Elhamdülillah Rabbim, elhamdülillah...


Yorumlar

Yeniliklerden haberdar olmak için, Abone Ol!

Ad

E-posta