Kalp Mülkü
Çok zaman oldu şöyle oturup yazmayalı. Yalan yok, fazlasıyla özlemişim yeni mürekkebin keskin kokusunu...
Ne yazacağımı bilmiyorum. Belki de bu, yaz aylarının benim için ruhani bir nadas vakti olmasıyla alakalıdır; bilmiyorum. Aklıma kopuk kelimeler düşüyor: Yeşil, hatim, Medine, Kurban, engel...
Tekrar, Ali Lidar'ın "Sana söyleyemediklerimi bak gaybına söylüyorum, içinden konuşma" sözü çınlıyor zihnimde uykulu bir şekilde: İçinden konuşma...
İçimde daha önce gitmediğim şehirlerin korkuları var.
"Allah'ım, korktuklarımdan emin kıl beni."
Yalan yok, müsterihim aslında; lakin şeytan şeytanlığını yapıyor ve gönlüme ekmeye çalışıyor vesvese tohumlarını. Şikâyet... Dedim ya, alakasız ve bağlamsız kelimeler kaygı eşiğimi yükseltmeye çalışıyor. Sonra "Sabır" diyorum, "Sabır..."
İsmini anmak istiyorum. Bilsen ne çok istiyor kalemim ismini yazmayı... Dilim Anadolu türküleri söylemek istiyor. Elim, sadece senin dağlarında yetişen çiçekleri kurutup defterime yapıştırmak istiyor.
Ve ruhum... O kokuşmuş bataklıkta ayağından tutan ve onu aşağıya çeken vampir yılanlardan kurtulmak istiyor. Ey ay ışığı! Çık bulutlarının arkasından ve aydınlat yüzümü. Aydınlat, kurusun vampir yılanlar, bataklık ve sarmaşıklar. Aydınlat ki çıksın ruhumun en ücra köşesinden nilüfer, beyazlar içinde...
Rûh-ı bîmâr pây-ı cânım mâr-ı bed-hû bağlamış
Mâh-ı tâbân çık bulutdan rûh-ı bîmâr nûra koş
Nûr-ı mâhın mâr u sarmaş dâm-ı zulmet yok eder
Rûh-ı mahzûn derd-i pinhân içre açsın nîlüfer
Nûr-ı mâhın zehr-i zulmet rûh-ı mahzûn şâd eder
Nûr-ı ruhsâr rûh-ı bîmâr şâd u handân eylemiş
Der Enes, ey mâh Süheylâ rûh-ı bîmâr nûr bulur
İçinden konuşma... Sadece kalbin dört odacığına sığmayan, beş odalı duygumun fazlasını taşırıyorum. Kızma ve nefretini sunma bana. "Kapınıza geleni boş çevirmeyin" diyor; fakiri eli boş göndermek olmaz. Ben senin fakirin, sen ise kendinin zengini... Selametle.
"Kimse kendi mülküne sevmediği birini sokmaz. Allah'ım, kalp senin mülkün. Bu bendeki mülkünde bulunan kulunu daima sev ve ondan razı ol. Ki —şükürler olsun— razısın, inanıyorum; yoksa yerleştirmezdin kendi mülküne. Rabbim, hayırlı ve nasip olmayacak hiçbir şeyin hayalini ne O'na ne de bana kurdurtma. Ya derman olan derdimi bana ve O'na hayırlı, nasip eyle ya da çıkar can damarımdan."
Yorumlar
Yorum Gönder