Yolcu Duası

Ben doğduğum şehir ve memleketim olan Antalya'da hiç yaşamadım. On dört sene Konya, dört sene Şanlıurfa, iki sene Bursa, altı sene İstanbul ve ikramını üzerimizden çekmesin Rabbime son bir senedir de Medine. Topladığınızda yaşımdan çok ediyor, evet, farkındayım; orasını karıştırmayın. Bu oldum olası olan koşuşturma, her yaz memlekete gitmelerden, şehir değiştirmelerden sebebiyetle beni farklı bir düşünce biçimine soktu. Hayatımın son bir senesini saymazsak kendimi bir yere ait hissetmekten acizdim. Çünkü tüm hayatım bir uçak biletinde verilen sekiz kilo kabin bagajı + on beş kilo uçak altı bagajına sığabilecek boyutta. Böyle olduğunda her an bir yere gidecekmiş, her an olduğunuz yerden ayrılacakmış gibi hissediyorsunuz. Yalan da sayılmaz; bir ay önce Bosna'ya gittim ve bir hafta sonra İstanbul'dan Antalya'ya geldim, sonra tekrar gittim ve üç gün önce tekrar döndüm Antalya'ya ve şimdi de Bursa yolundayım, oradan da Konya ve sonrasında Mersin, Halep, Şam, Ürdün ve gözümün nuru Medine... Demem o ki yaşarım evrenin her yerinde. Seksen bir il, iki yüz sekiz ülke seç beğen haritadan istediğini ve gidelim. Mesela nasıl Medine'ye gitmeme vesile olduysa yurtdışı öğretmenlik, aynı öyle gidelim Afrikaya, Avrupaya Arap yarımadasına, Türki cumhuriyetlere, balkanlara. Veyahut başka bir şekilde başka bir herhangi bir yere. Evin yanında olduktan sonra...


Bazen İsmet Özel sinapslarımdan birisi üzerinde uzanıyor ve "Koşmam gerek, yetişmem gerek yazgıma" diyor. Sonrasında ibnü'l-vakt yolunda olan tüm sufîler "Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem" diye koroda bulunuyorlar. Sonra gönlüme bir his geliyor; sanki Allah (yukarıda hesapladığımız gibi) ömrüme sığmayacak kadar uzun bir kaderi zaman içinde zaman yaratıp sıkıştırıyor gibi geliyor. Sonra rüyalarımda acele ettiğime dair imgeler görüyorum. Sanırım bir durgun su olmam gerekiyor 

​Dedim ya bir yere ait hissetmedim diye. Sonra bu sene Medine ve alevi gözlerinde olan mum ile karşılaşınca hissettim memleket ne demekmiş, Anadolu türkülerinde neler hissediliyormuş. Demem o ki yoldayım; üç günlük dünyada, çölü geçerken bir ağacın altında kestiren bedevinin kestirmesi kadarken ömür denilen, yoldayım. Ve Allah, Resûlü (s.a.v.) ile yolcunun duasının makbul ve geri çevrilmeyecek dualardan olduğu müjdesini bizlere vermiş. Yani sözün özü yoldayım, dualara sarıyorum sözlerimi. Varsa istek dua,

https://whispi.io/@/enesss


Yorumlar

Yeniliklerden haberdar olmak için, Abone Ol!

Ad

E-posta