Olmak ya da Olmamak
Mescid-i Nebevi'yim. Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu. Mesele bu ama Shakespeare'in baktığı açıdan değil ya da şeyh pîr ise onun baktığı açıdan. Kim bilir?
Bütün mesele olabilmekte, iyi bir evlat olabilmekte, iyi bir talebe olabilmekte, iyi bir eş, iyi bir aşık, iyi bir baba, anne olabilmekte ve her şeyden önce iyi bir ümmet, iyi bir kul olabilmekte. İşte hayatın yegane amacı budur ve hayat bu kadardır.
Peki nasıl olacağız? Haddim olmayan konular bunlar zaten. Nasıl olunacağını bilseydim hiç bu yazıyı yazmazdım sanırım. Sadece sesli tefekkür ettiğimi varsayın lütfen. "Nasıl olunur?" sorusuna Şeyh Vefa Hazretleri "Bir kamil şeyhi ara derviş olayım dersen..." diyor. Dervişlik nedir? Derviş nasıl olunur? Olunabilir mi şu zamanda, milenyumda? Bilmiyorum.
Rahmetli Tuğrul Efendi (ki bu yazıyı paylaştığım gün vefatının yıldönümüdür), “Dervişlik ince Müslümanlık, Müslümanlık ince insanlıktır" derdi. Var mıdır kamil bir şeyh? Yani var mıdır hala hem hak hem tasavvuf ehli? Bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum. Gidince Kahverengi'ye soracağım bunu. Kim mi Kahverengi? Sizlerin de gayet yakinen tanıdığı bir kişi.
Ezan okundu. Namaza duracağız. Daha sonra devam ederiz belki bu engin konuya. Uzun bir süre zihnimden çıkmayacak ve gönlümü uğraştıracak bir söz o yüzden bol bol konuşuruz daha: Olmak ya da olmamak içte bütün mesele bu! Selametle.
Yorumlar
Yorum Gönder